16 kentte yeni anket ‘Hayır’ ikiye katladı

16 kentte yeni anket: ‘Hayır’ ikiye katladı

DİYARBAKIR - 16 Kürt kentinde seçmenin nabzını tutan SAMER’in son anketine göre, halkın yüzde 64,6’sı "Hayır”, yüzde 32,75’i “Evet” diyor. SAMER Yönetim Kurulu üyesi Yüksel Genç, Cumhurbaşkanı’nın Diyarbakır mitinginde istediğini almadığını belirterek, Kürtlerin “Evet” çıkması halinde varlığına ilişkin kaygı duyduğunu söyledi. 

Siyasal Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), sayılı günlerin kaldığı referanduma ilişkin Kürt seçmenin nabzını tuttu. Referandumun kaderini belirleyecek seçmen olarak dile getirilen bölgede, halkın tercih, algı ve tutumları ayrıntılı olarak irdeleniyor. 24-28 Mart tarihleri arasında özelikle Elazığ, Iğdır, Adıyaman, Urfa gibi AK Parti seçmenin en yüksek olduğu iller dahil Diyarbakır, Van, Mardin, Kars, Hakkari, Dersim, Bingöl, Siirt, Şırnak, Muş, Ağrı ve Batman kent merkezlerinde yapılan saha araştırmasında, “Hayır” açık ara önde görülüyor. 

ŞINNAK YERİNE CİZRE 

Toplam bin 91 kişi ile 15 il merkezinde yüz yüze yapılan anket çalışması, güvenlik gerekçesiyle Şırnak merkezinde yapılamadığı vurgulanıyor. Şırnak’a ilişkin saha çalışması büyük bölümü yıkılmış Cizre ilçesinde gerçekleştirildiği belirtildi. 

Yüzde 95 güven aralığı ve yüzde 3 hata payı gözetilen sonuçlara göre; bölge halkının yüzde 58,2’si referandumda “Hayır” oyu, yüzde 29,5’i “Evet” oyu kullanacağını, yüzde 7,9’u kararsız olduğunu, yüzde 2,3’ü sandığa gitmeyeceğini ve yüzde 2,1’i bu soruya yanıt vermeyeceğini beyan ediyor. Oy oranlarına göre karasızlar dağıtıldığında ise yüzde 64,6 oranında "Hayır”, yüzde 32,75 oranında “Evet” ve yüzde 2,56 oranında ise “Sandığa gitmem” sonuçlarına ulaşıldı. SAMER tarafından Şubat ayında yayımlanan raporla kıyaslandığında kararsızların oranında büyük değişiklik gözlemlemeyen çalışmamızda “Evet” ve “ Hayır” oylarındaki artışta daha önce fikir beyan etmek istemeyen ve sandığa gitmeyeceğini söyleyenlerin bir kısmının tercihlerini açık etmiş olmasının etkili olduğu görülüyor. 

AK PARTİ’DE FİRE YÜZDE 11.5

Partilere göre oyların dağılımı ise, 1 Kasım 2015’de, AK Parti’ye oy verdiğini belirtenlerin yüzde 79,8’i referandumda “Evet”, yüzde 11,5’i “Hayır” oyu vereceğini, yüzde 6,5’i kararsız olduğunu, yüzde 1,9’u da sandığa gitmeyeceğini beyan ediyor. CHP’ye oy verdiğini söyleyenlerin yüzde 72,7’si “Hayır”, yüzde 15,2’si “Evet”, yüzde 4,5’i “Sandığa gitmem”, yüzde 3’ü de “Kararsızım” yanıtını verirken; MHP’ye oy verenlerin yüzde 48,5’i “Hayır”, yüzde 45,5’i “Evet”, yüzde 3’ü “Sandığa gitmem”, yüzde 3’ü de “Kararsızım” yanıtını veriyor. 

EN NET SEÇMEN HDP’NİN 

Aynı sorulara, HDP seçmenlerinin yüzde 94,8’si “Hayır”, yüzde 0,7’si “Evet”, yüzde 3,9’u “Kararsız” yüzde 0,4’ü “Sandığa gitmeyeceğini” söylüyor.

MHP’DE KISMİ DÖNÜŞ VAR

Şubat ayında açıklanan anket ile kıyaslandığında MHP seçmenin de kısmi “Evet”e yöneliş olduğu görülüyor. Daha önce MHP’ye oy verdiğini söyleyen yüzde 68’lik bir kesim referandumda “Hayır” diyeceğini, yüzde 20 ise “Evet” diyeceğini bildirmişti.

ANAYASA DEĞİŞSİN AMA BU HALİYLE DEĞİL 

Araştırma grubunun yüzde 53,9’unun Türkiye için yeni bir Anayasa’nın gerekli olduğunu, ancak yüzde 59,6’sının referanduma sunulacak anayasa metninin sorunları çözmeyeceğini beyan ettiği araştırmaya göre, bölge halkının yüzde 67’si OHAL koşullarında yapılacak referandumu doğru bulmuyor. 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU KÜRT SORUNU 

“Türkiye’nin en büyük sorununun nedir” sorusuna katılımcıların yüzde 29,3’ü “Kürt Sorunu”, yüzde 20,9’u “Ekonomi/İşsizlik”, yüzde 20,5’i “Çatışma ve Şiddet Ortamı”, yüzde 9,5’i “Demokrasinin Olmayışı” diyor.

AK PARTİNİN POLİTİKALARI BENİMSENMİYOR 

“AKP’nin Kürt Sorunu Politikasını Benimsiyor musunuz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 71,4’ü “Hayır”, yüzde 28,2’si “Evet” yanıtını veriyor. 

KADIN VE ERKEK SAYISI EŞİT

Araştırmaya grubunun katılanların yüzde 52,3’ü erkeklerden, yüzde 47,7’si kadınlardan oluşuyor. Buna göre, araştırmaya katılan erkeklerin toplam sayısı 571, kadınların ise 520. Katılımcıların yaş ortalaması ise şöyle: Yüzde 34,4’ünün 18-24 yaş grubunda, yüzde 25,6’sının 25-29 yaş grubunda, yüzde 14,1’inin 30-34 yaş grubunda, yüzde 14,5’inin 35-44 yaş grubunda, yüzde 6,9’unun 45-54 yaş grubunda, yüzde 3,1’nin 55-64 yaş grubunda ve yüzde 1,5’nin 65+ yaş grubunda. 

EV KADINLARI VE İŞSİZLER AĞIRLIKTA 

Anketin sınıfsal ve mesleki durumlarına göre ise, ilk sırayı yüzde 20,7’si ile ev kadını alırken devamla aynı oranda (yüzde 20,7) öğrenci, yüzde 14’ü küçük esnaf/zanaatkar/şoför, yüzde 13,9’u işsiz ve iş arıyor, yüzde 11,4’ işçi, yüzde 4,9’u devlet memuru, yüzde 4,4’ü marjinal sektör çalışanı, yüzde 3,3’ü özel sektör çalışanı, yüzde 1,7’si emekli, yüzde 1,6’sı çiftçi, yüzde 1,3’ü profesyonel meslek sahibi, yüzde 0,8’i çalışamaz halde, yüzde 0,7’i çalışmak istemediğini ve yüzde 0,5’i tüccar/sanayici olduklarını beyan ediyor. 

ÇOĞUNLUĞU DAR GELİRLİ

Katılımcıların yüzde 32,8’i hane aylık geliri 1001-1500 TL, yüzde 23,1’i 1501-2500 TL, yüzde 17,8’i ise 501-1000 TL arasında olduğunu belirtiyor. Akabinde yüzde 12,6’sı 2501-3500 TL, yüzde 11’i hane aylık gelirini 0-500 TL, yüzde 1,8’i 3501-5000 TL, yüzde 0,8’i 5001 TL ve üzeri olduğunu beyan ediyor. 

ANAYASA İÇERİĞİNE HAKİM DEĞİL

Anayasa değişiklik teklifinin içeriğinin bilinip bilinmediğiyle ilgili soruya ise, yüzde 29,4’ü “içeriğini biraz bildiğini ama tam hakim olmadığını”, yüzde 27,5’i “hiçbir bilgim yok” yanıtını verirken, yüzde 24,2’si “yorum yapacak kadar bilgi sahibi olmadığını” belirtiyor. Değişikliğe “tam olarak hakim” olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 18,9 olarak kaydediliyor. 

SORUNLARI ÇÖZMEZ 

Söz konusu değişikliğinin “Türkiye’nin sorunları çözüp çözmeyeceğine” dair soruya yüzde 59,6’sı “Hayır” yanıtını verirken yüzde 27,4’ü “Evet” yanıtını veriyor. HDP seçmenlerinin yüzde 90,9’u, CHP seçmenlerinin yüzde 71,2’si ve MHP seçmenlerinin yüzde 57,6’sı anayasa değişikliğinin Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine inanmadığını belirtirken, AKP seçmenlerinin yüzde 15’i de anayasa değişikliğinin sorunları çözeceğine inanmıyor. 

PARTİLİ CUMHURBAŞKANILIĞINA KARŞI 

Anayasa değişikliğinin maddelerinden biri olan “Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemine ihtiyaç olduğu yönündeki fikre katılıp katılmadığının” sorulduğunda da, yüzde 58,5’i farklı derecelerde katılmadığını belirtirken, yine araştırma grubunun 30,8’i farklı derecelerde bu fikre katıldıklarını söylüyor. AK Parti seçmenlerinin yüzde 13,7’si de partili cumhurbaşkanlığı ihtiyaç olarak görmüyor. 

GENÇ: AKP BAŞARILI MİTİNGLER YAPAMADI 

Anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAMER Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Genç, anket sonuçları ile hükümetin bölge mitinglerindeki katılım oranıyla örtüştüğüne dikkat çekerek, “AKP’nin bölgede gerçekleştirdiği mitinglere katılanlara da baktığımız AKP’ye oy vermiş seçmen ile katılımı zorunlu hale getirilen kamu çalışanları olduğunu görüyoruz. Referandum siyasi partiler arası bir yarışı değil, anayasa değişikliğini konu edindiği halde katılımcıların AKP seçmeninden müteşekkil olması zaten sorun olduğuna işaret eder. Öte yandan bu mitingler daha önce AKP’ye oy vermiş tüm seçmenleri de kapsayabilmiş değil. Devlet olanaklarının iktidarın kampanyasına açılması, bölgedeki kamu bürokrasisinin, kamu çalışanlarının bu tür mitinglere katılımını zorunlu kılan yönelimlerine rağmen başarılı mitingler yapıldığı söylenemez” dedi. 

‘CUMHURBAŞKANI DEVLETİN ALGILAMA BİÇİMİYLE UYUM İÇİNDE’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır mitinginde tüm kamu imkanları seferber edilmesine rağmen istendiği sonucu alamadığını, buna rağmen kentte ortaya çıkan görsel kampanyayı işaret eden Genç, “O gün Diyarbakır’da kitlesiyle değil, Bölge’de devletin algılanma biçimiyle uyumlu militer öğeler, imgelerle bir gövde gösterisi yapıldı. Günler öncesinden Kayyum atanmış belediyede dahil tüm kamu çalışanlarının katılımının zorunlu kılındığı, katılmayanların işinden olacağı işlendi halk arasında. Oysa Anayasalar toplum sözleşmeleridir. Toplumun gönüllü tercihini, birlikte yaşam formunu belirler. Referandumda tarafların yapması gereken toplumu savundukları içeriğe ikna ederek onayını kazanmaktı. İkincisi; Tüm çağrılara, bedava belediye otobüslerine, zorunluluk uygulamalarına, araç plakalarından anladığımız kadarıyla başka kentlerden katılımcılara rağmen mitinge sayısal katılım formu oldukça düşük profilde seyretti. Diyarbakırlıların büyük ilgi göstermemiş olması Anayasa metnine ilişkin tavırlarının açık göstergesi diye okunabilir. Ama öte yandan bu görüntü; iktidarın Kürt sorununa ilişkin politikası ve uygulamalarıyla ilişkisi kadar, Diyarbakırlıların buna tavrı olarak da okunmalıdır. Diyarbakırlılar bu politikaları da reddettiklerini göstermiş oldular” diye belirtti. Genç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu durumu gördüğünden Van mitingine katılmayı iptal etmiş olabileceğini de dile getirdi. 

‘ERDOĞAN’IN KONUŞMASINA KULAK VERİLMEDİ’ 

Cumhurbaşkanı’nın Diyarbakır konuşmasının sahaya yansımasına da değinen Genç, şunları ifade etti: “Halk söylem değil, samimi, görünür, somut, sorunun aslına odaklı, çözüm odaklı girişimler olmadığı, söylem ve politikalar değişmediği, siyasal temsilcileri tanınmadığı sürece hiçbir söze beklenti yüklemiyor. Sur, Cizre, Şırnak, Nusaybin gibi ablukaya alınan kentlerde yaşananlar bu halkın belleğindeki son görüntüler olunca; ‘Biz barışın teminatıyız’ söylemi hiçbir kulağa varmaz, varsa da inandırıcı olmaz. Öte yandan Doğrusu gözlemlediğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanının mesajları ne halka değdi, ne de etki, beklenti ve heyecan yarattı. Hava daha çok; şu güvenlik önlemleri bitse de evimden çıkabileyim, dışarıda olan için ise evime dönebileyim minvalinde oldu. Zira artık bölge halkı çözüm odaklı samimi somut politikalar istiyor.”

‘KÜRTLER VARLIĞINA İLİŞKİN TEHLİKEDEN BAHSEDİYOR’ 

Sahadaki gözlemlerini de paylaşan Genç, HDP’nin kampanyalarının engellemesi hakkında şunları söyledi: “15 Temmuz darbesi sonrasında giderek koyulaşan biçimde Türk-İslam sentezine ait milliyetçi imgeler, söylemler ve vaatler Kürt toplumunu cezp etmediği gibi, ürkütüyor. Bu söylemle aralarında bir ortaklık kurmakta güçlük çekiyor. Bu söylem ve imgelere bakıp Yeni Türkiye’de yeri olmadığı Yeni Türkiye’nin kendisini kapsamadığı duygusu yaşıyor. Aidiyetlik duygusu kurmasını güçleştiriyor. Varlığına ilişkin tehlikelerden de bahsediyor. Örneğin biz sahada ‘Başkanlık sistemi geçerse Cizre’de, Sur’da yapılan her yerde yapılır’ diyenlere çokça rastlıyoruz. Yine referandum sonrasına ait beklentisizlik halinin yoğunluğu Siyaset alanına duyulan derin kırılma kadar; bu söylem ve imgelerin bölge halkında yarattığı anlamla da ilgili. Öte yandan siyasi iradesi olarak seçtiği vekillerin tutuklanmış olması, benimsediği siyasi partinin çalışmalarının yargı eliyle ya da mülki idare eliyle engellenmesi, belediyelere kayyum atanması vs. gibi uygulamaları kendisinin reddi, tanınmayan siyasi iradesi olarak okuyor ve bu uygulamaların referandumda evet çıkması halinde kurumsallaşacağı, süreklileşeceği, siyasal çoğulculuğun biteceği ve böylelikle otoriter tek adam rejiminin kurulacağı inancı taşıyor. Zaten Saha çalışmamızda açığa çıkan ‘Hayır’ gerekçelerine bakılırsa bu kaygılarda görülecektir.”

BOYKOT EĞİLİMİ YOK

Genç son olarak sahaya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Özelikle Boykot hiçbir biçimde bir toplumsal eğilim ve tercih değil. İkincisi hala yüzde 48,5 gibi yüksek bir MHP seçmeni ‘Hayır’ dese de, önceki çalışmaya göre yüzde 20’lik bir kesimin ‘Evet’e yöneldiğini tespit ettik. Ayrıca bir buçuk ay arayla yaptığımız çalışmaya yakın oranlar tespit etmemizden hareketle Bölge’de ‘Hayır’ oranının giderek sabitlendiğini söylemek mümkün.”

 

 

http://www.dihaber.pw/TUM-HABERLER/content/view/15295

 

BU RAPORU PAYLAŞ :

BU HABERE İLİŞKİN FOTOĞRAFLAR :